Keşke Umutlarımızı Kaybetmeden Önce Çıksaydı…

Onur Gürler
Onur Gürler
  May.12, 2021, 09:58
Apple bu baharı yeni mor renkli iPhone’lar, renk renk yeni iMac tasarımı, daha güçlü işlemciye ve yeni kumandaya sahip Apple TV, M1 işlemciye sahip yeni iPad Pro ve uzun süredir beklenen AirTag ile karşıladı.

Apple bu baharı yeni mor renkli iPhone’lar, renk renk yeni iMac tasarımı, daha güçlü işlemciye ve yeni kumandaya sahip Apple TV, M1 işlemciye sahip yeni iPad Pro ve uzun süredir beklenen AirTag ile karşıladı.

Bu cihazlardan en merakla beklediğim AirTag oldu, Türkiye’de de satışa sunulur sunulmaz bir adet edineceğim. Her ne kadar günümüz şartlarında pek evden çıkmasam ve aklımdan başka kaybedecek bir şeyim olmasa da Apple’ın AirPods’dan beri ilk defa bambaşka bir segmentte tanıttığı bu ürünü alıp incelemek istiyorum. 

Bu cihaz aslında Apple’dan beklenmeyecek hamlelerle çıktı, bunlardan en önemlisi çıkarılabilir CR2032 pille çalışıyor olması. Şahsen ben böyle bir cihazda şarj edilebilir ve çıkarılamayan bir batarya vardır diye düşünmüştüm sunumu izlerken, pille çalışıyor olması sürpriz oldu. 

Bunların dışında tabii ki şahsi cihazlardan bağımsız olarak tüm Apple ekosistemiyle bağlantılı olması ve sunduğu ekstra güvenlik özellikleriyle de rakiplerinden ayrılıyor. Türkiye’de tekli olarak 299 TL, 4’lü pakette ise 999 TL olarak açıklanan satış fiyatları da ağlanacak hâlimize gülümsememe neden oldu, sonuçta kılıf veya saat kayışı dışında, gerçekten bir işlevi olan bir Apple cihazını uzun süredir böyle bir fiyata satın alamıyorduk. Sırf bu yüzden bile alınabilir… 

Ben sürekli cebimdeki anahtarı yoklayan biri olarak AirTag’i anahtarlığıma takıp kullanırsam işimi kolaylaştıracağını düşünüyorum. İnceleyelim, göreceğiz… 

Mor renkli yeni iPhone 12 mini ve iPhone 12’nin de aslında sıradan bir bahar renginden daha derin bir anlamı olduğu söyleniyor ürün tanıtıldığından beri. Steve Jobs’ın en sevdiği rengin mor olduğu ve ölümünün üzerinden 10 yıl geçtiği için anısına böyle bir rengin çıkarıldığına dair söylentiler okumuştum. Kral hareket…

M1 işlemcili yeni iMac modelleri de çeşitli renklerle tanıtıldı. Yıllar öncesinin iMac G4 modellerinin günümüze uyarlanması olarak tanıtılan bu iMac modelleri, daha önceki işlemcilerle başarılamayan ince tasarımı sonunda göstere göstere bize sunuyor, hem de rengarenk tasarımlarla. Her ne kadar elektronik eşyada renk kullanımına hiç alışamamış olsam da muhtemelen önümüzdeki yıllarda her yerde renk renk iMac’leri göreceğiz. 

Bu yeni iMac’ler de sonbaharda tanıtılan M1 işlemci ile sunuldu. Ben aslında masaüstü modelleri için M1’in biraz daha geliştirilmiş bir sürümünü bekliyordum ama bu renk renk iMac’ler de MacBook Air, MacBook Pro ve Mac mini’de kullanılan işlemciye sahip. İşlemciye aslında hiç lafımız yok çünkü ne kadar güçlü olduğu zaten defalarca kanıtlandı ama düşük enerji tüketimli ve adındaki 1 ile Apple’ın ilk adımı olarak görebileceğimiz bu işlemcinin şok etkisi bence içinde kullanıldığı cihaz pahalandıkça azalıyor. Önümüzdeki dönemde çıkacak olan yeni MacBook modelleri ve belki siyah renkte sunulabilecek yeni iMac ile (iMac Pro olabilir mi yeniden?) bence artık herkes M1’in yeni ve güncellenmiş hâlini görmek istiyor. Gerçek canavarı görme zamanımız geldi… 

Ve Apple’ın çok sevdiğini anladığımız M1 işlemcinin iPad Pro’lara da gelmesiyle haziran ayında MacBook - iPad işletim sistemleri arasındaki farkın iyice kapanacağından emin gibiyim. iPadOS 15 ve MacOS’in yeni sürümü önümüzdeki aylarda birbirine iyice yaklaşacak, hatta Apple’ın Logic ve Final Cut Pro gibi yazılımları da iPad desteğine kavuşabilir. Bir yandan çok güçlü bilgisayarlar çıkarken diğer taraftan da tabletlerin bu kadar gelişmesini izlemek çok keyifli.



Taşınabilir monitör mü?

Geçen ayki yazımda incelediğim Lenovo Yoga modeliyle birlikte Lenovo’nun ThinkVision M14 taşınabilir monitör ürününü de deneme fırsatı buldum. USB-C bağlantısı bulunan her tür bilgisayara bağlanabilen bu taşınabilir monitörle hem ekstra bir ekranınız daha oluyor, hem de bu ekranı dokunmatik olarak dilediğiniz gibi kullanabiliyorsunuz. Daha önce taşınabilir bir monitöre ihtiyacım olabileceğini düşünmemiştim açıkçası (hatta böyle bir ürünün olduğundan haberim de yoktu diyebilirim) ama yoğun çalışan insanlar için dizüstü bilgisayarın yanında taşınabilecek gayet kompakt ve pratik bir cihaz olmuş. Lenovo kalem desteğiyle de gerçekten tablet konforu veriyor, ayrıca üzerindeki ek bağlantı noktalarıyla bir bağlantı istasyonu görevi de görüyor. Yalnızca 598 gr ağırlığında, 14 inç Full HD ekrana sahip bu cihaz gerçekten yenilikçi bir adım olmuş. Hatta Mac mini gibi bir masaüstü bilgisayar kullanırken bile kasayı ve taşınabilir monitörü yanınıza alarak tüm sisteminizi yanınızda taşıyabilirsiniz. Gerçekten bu ürünü görene kadar bu ürüne ihtiyacım olduğunu bilmiyordum, ince görülmüş diyebilirim.

 Anasayfa'ya Dön

YORUM YAZIN

Max. 255 karakter girebilirsiniz

Yorumunuz Alınıyor

Boş Yorum Gönderemezsiniz

YORUMLAR

Hiç Yorum Yok

BENZER HABERLER