Yeni Trend: TikTok Fenomeni Olmak

Onur Gürler
Onur Gürler
  Haz.02, 2020, 21:43
Ana hatlarıyla Blog - Friendfeed - Twitter - Instagram - YouTube - Twitch olarak evrilen sosyal medya içerik üretim mecralarında TikTok’un giderek yükselen bir ivme kazanmış olması zaten tartışılmaz.

Ana hatlarıyla Blog - Friendfeed - Twitter - Instagram - YouTube - Twitch olarak evrilen sosyal medya içerik üretim mecralarında TikTok’un giderek yükselen bir ivme kazanmış olması zaten tartışılmaz.


Geçtiğimiz ayın yazısında da bahsettiğim üzere yaklaşık bir aydır TikTok’u mercek altına aldım. Ana hatlarıyla Blog - Friendfeed - Twitter - Instagram - YouTube - Twitch olarak evrilen sosyal medya içerik üretim mecralarında TikTok’un giderek yükselen bir ivme kazanmış olması zaten tartışılmaz.

Üstelik birçoğu ABD merkezli olan bu sosyal ağlardan farklı olarak TikTok, Çin’de başlayıp dünyaya yayılan ve aslında sistemsel olarak da bayağı farklılıklar gösteren bir video aracı ve sosyal ağ.

Bu yazıyı yazdığım tarih itibarıyla 1 aydır TikTok’ta çeşitli video içerikleri üretiyorum ve bu 1 ay içerisinde yaklaşık 5 bin takipçi sayısına ulaştım, çektiğim videolarda da toplam izlenme sayısı 1 milyon 500 bine dayandı. En çok izlenen videom an itibariyle 300 bin izlenme sayısına ulaşmış durumda. Bu istatistikleri vermemin nedeni aslında diğer sosyal ağlardan farklı olarak TikTok’un varolan bir kitleyi büyütmek değil, yeni bir kitle kazanabilmek için ne kadar uygun bir alan olduğunu vurgulamak. “Sizin için” adı verilen ana sayfada kullanıcının takip ettiği kişilerin yayınladığı videoların yanı sıra, kullanıcının ilgisini çekebilecek içerikler de sonsuz bir döngüde sunuluyor ve 0 takipçi sayısına sahip bir içerik üreticinin bile videosu bu sayfada sunularak milyonlarca kişi tarafından izlenebiliyor. Dolayısıyla işin sırrı aslında bu sayfada sunulup öne çıkacağına emin olacağınız içerikler üretebilmek oluyor.

Algoritma dediğin tek dişi kalmış canavar

Bu kelime şahsen benim hayatıma YouTube’da videolarına olan ilgi ve etkileşim azalan içerik üreticilerinin ağlak ağlak videolar çekmesiyle dâhil oldu diyebilirim. Suçu kendimizde aramayı çok sevmediğimiz için izlenmeler düşünce içerik kalitesini yukarıya çekmek, hitap ettiğimiz kitle üzerinde kapsamlı analizler yapıp ona göre hareket etmek veya artık son çare olarak Instagram’den kaydırdığımız affiliate linklerden kazandığımız paranın küçük bir kısmıyla sosyal ağlarda kendimizi öne çıkarmak yerine “algoritma beni öne çıkarmıyo rerörö” diye ağlamak daha kolay oluyor tabii.

Bahsettiğim “Sizin için” anasayfasına videonuzun “düşmesi” (TikTok jargonunda buna “keşfete düşmek” diyorlar, “keşfet” ekranı aslında moderatörler tarafından denetlenen, hashtag, müzikler ve bunlara uygun içeriklerin sunulduğu bambaşka bir ekran halbuki) için de benzer bir algoritmaya yağ çekmeniz gerekiyor. Bunun için YouTube ile de benzeşen bazı parametreler var, bunlara kısaca değinelim:

Videonuzun izlenme süresinin yüksek olması, algoritmada öne çıkmak için önemli bir etken. TikTok şu anda maksimum 1 dakikalık videolara izin veriyor ancak genellikle 8-15 saniye arasında videolar çekilmesi öneriliyor. İlk 3-4 saniye içinde izleyici videoyu geçerse video çöp oluyor. Dolayısıyla video süresi boyunca izleyicinin dikkatini çekecek, hikayesi veya ilerleyişi olan içerikler çoğunlukla öne çıkıyor. Evet yemek tariflerinden bahsediyorum, denendi onaylandı!

Videonun aldığı etkileşim; yani yorum, beğeni ve paylaşma sayısı da büyük etkenler. Bu yüzden genellikle video açıklamasında izleyicinin fikrini isteyen sorular olabiliyor, ya da videoda fark edilmesi istenen bir detayı izleyicilerin yoruma yazması istenebiliyor. Süre kısa olduğu için onun dışında “Videoyu beğenmeyi paylaşmayı unutmayın” diye saçmalayan bir içerik üreticisine henüz denk gelmedim.

Çok net olmamakla birlikte ortalarda dolaşan bir dedikodu da TikTok’un video düzenleme aracıyla alakalı. Nedense internette farklı kaynaklarda TikTok’ta videonun algoritmada öne çıkması için farklı bir video düzenleme aracında değil doğrudan TikTok üzerinde düzenlenmesi gerektiği konuşuluyor. Kendim bunu deneyecek stabil bir etkileşim veya kitleye henüz sahip olmadığım için deneyemedim ancak ciddi ve ilginç bir iddia.

Peki hiç mi kötü yanı yok? Sanırım kısa zamanda aldığım etkileşim oranından dolayı TikTok’a ayrı bir sempati besliyorum ama çok ilginç gelen bazı yanlarından da bahsetmeden geçemeyeceğim. Öncelikle TikTok, şu ana kadar gördüğüm en iyi yerelleştirilmiş yazılım. Uygulama dilinden bahsetmiyorum, uygulamayı indirdikten sonra şöyle bir baktığınızda veya herhangi bir uygulamadan TikTok’a geçiş yaptığınızda yabancı bir ülkede Simit Sarayı’na girmiş gibi hissediyorsunuz. Keşfet sayfasındaki içeriklerin tamamı yerel ve Türkler tarafından hazırlanıp denetleniyor, yani neredeyse her ülkenin ayrı bir TikTok’u var diyebiliriz. Bu şimdiye kadar sosyal ağlarda görmediğimiz bir yerelleşme ancak bence bir yerde içerik üreticilerinin önünü de kapatan bir etken.

Aldığım bilgiye göre oluşturulan içerik, belli sayıdaki kitlelere adım adım sunuluyor ve her bir adımda, kitlelerin beğeni oranına göre yayılmaya devam ediyor, “global” kitleye sunulması içinse öncelikle Türkiye’de ciddi bir etkileşim yakalaması gerekiyor. Bu durumda konuşma içerikli Türkçe videolar Türkiye’de çok ciddi etkileşim alsa bile globale “çıktığında” dil bariyerinden dolayı bir başarı elde edemeyecek, Türkiye’de çekilen İngilizce videolar ise zaten ilk başta Türkiye’de etkileşim alamayacak duruma geliyor. Bu amaçla çekilen İngilizce videoların çoğunda “Neden İngilizce?” şeklinde yazılmış Türkçe yorumlar da bu durumun en büyük kanıtı.

YouTube’da uzun süredir içeriğin dilini ve çekildiği konumu ayarlama olanağı mevcut, böyle bir ayar TikTok’a da gelirse bu durumun ciddi oranda önüne geçilebilir ve dil bariyerinden dolayı öne çıkamayan içerikler hak ettiği değeri böylece görebilir.

Son zamanların yükselen sosyal ağı TikTok ile ilgili edindiğim en yeni bilgiler bunlardı. Bu yükseliş gelecek ay bambaşka dengelerden bahsetmemize neden olabilir, bu yüzden trend kaçmadan son vagona atlamak istiyorsanız bir an önce TikTok’u indirip en azından içeriklere biraz göz atın, yoksa sonra “boomer” muamelesi görünce üzülürsünüz. Araştırmalarıma devam edeceğim!

 Anasayfa'ya Dön

YORUM YAZIN

Max. 255 karakter girebilirsiniz

Yorumunuz Alınıyor

Boş Yorum Gönderemezsiniz

YORUMLAR

Hiç Yorum Yok

BENZER HABERLER