Rakibini Kendi Elleriyle Yarattı: Yahoo!

1990'ların internet sahnesinde Yahoo'nun arama motoru, kullanıcıların bilgiye erişimini kolaylaştıran ilk araçlardan biriydi.

1990'ların internet sahnesinde Yahoo'nun arama motoru, kullanıcıların bilgiye erişimini kolaylaştıran ilk araçlardan biriydi.

Halil İbrahim Uçar

İnternetin hayatımıza girmesiyle birlikte, Yahoo! adını dünyanın dört bir yanında duyuran öncü bir şirket olarak doğdu. 1994 yılında Stanford Üniversitesi'nden iki yüksek lisans öğrencisi David Filo ve Jerry Yang, Yahoo!’yu kurdu. Başlangıçta, “David and Jerry's Guide to the World Wide Web” adlı internetteki web sitelerinin bir dizini olan sayfa oluşturdular. Site listesi genişledikçe ziyaretçi sayısı da arttı. Sayfaya Kasım 1994’te günde 170 bin kişi girerken, Aralık 1994'te ise 1 milyondan fazla ziyaretçiyi girdi ve adını Yahoo olarak değiştirdi. 1995 yılında, platform yahoo.com adıyla yoluna devam etti ve 1996 yılında halka açıldı. 1998'e gelindiğinde de günde bir milyondan fazla web sörfçüsü, Yahoo!’yu ziyaret ediyordu.


Arayışın Öncüsü: Yahoo Arama Motoru

1990'ların internet sahnesinde, Yahoo'nun arama motoru, kullanıcıların bilgiye erişimini kolaylaştıran ilk araçlardan biriydi. Tabii bu alanda yavaş yavaş rakipler de doğuyordu. Bu rakiplerden biri de Yahoo gibi Standford Üniversitesi’nde kurulan Google’dı. Google, 1998 yılında geliştirdikleri PageRank algoritmasını 1 milyon dolara Yahoo’ya satmaya çalıştı; fakat Yahoo bunu kabul etmedi. Dönemin en büyük arama motoru olan Yahoo, kendisini arama motorundan ziyade birçok işlevin yer aldığı bir portal olarak tanımlıyordu. Portalın içerisinde birçok bölüm bulunuyordu. Arama motorunu portal içerisinde herhangi bir bölüm olarak konumlandıran Yahoo, ilerleyen süreçte bu bölüm için Google ile bir anlaşma yaptı. Dünya’nın en büyük arama motoru Yahoo, artık bu hizmeti Google’dan alıyordu ve böylece hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı bir dönem başladı. 2000 yılında yapılan bu anlaşmayla birlikte Google ismini birçok kişi ilk defa duydu. İnternetin ilk yerlileri Google’ı önce Yahoo üzerinden kullanmaya başladılar, daha sonra ise sade bir arayüze sahip olan Google üzerinden arama yapmaya başladılar. Bu Google için büyük bir başarı olurken; Yahoo için tam anlamıyla ters bir etki yaratmıştı. Bu etkinin farkına varan Yahoo yoluna tek başına devam etmeye çalışsa da geç kaldı. Marka, kendisini yutacak rakibini kendi elleriyle yarattı.

Dot-com balonu

1990'ların sonlarında internet firmalarının spekülasyon yolu ile olması gerekenden fazla yatırım alması sonucu Dot-com krizi ortaya çıktı. Spekülasyonlar ile sağlıksız büyüyen NASDAQ’daki internet şirketleri, 2000 yılının Nisan ayında gerçekleşen keskin düşüşler ile beraber 1 sene içerisinde yüzde 60 civarında bir düşüş yaşadı. Üzerine bir de 2001 krizi eklenince internet firmalarının birçoğu battı. Yahoo, Dot-com balonunun patladığı dönemde, arama motoru, e-posta hizmeti ve haber gibi çeşitli alanlarda genişleyerek büyümeye devam etti. Ayrıca, popüler içerik sağlayıcıları ve medya şirketleriyle iş birlikleri yaparak kullanıcılara çeşitli hizmetler sunmaya başladı. Reklam gelirleri arttıkça, Yahoo'nun değeri de giderek yükseldi.


GeoCities hamlesi

Yahoo, Dot-com balonu patlamak üzereyken yanlış bir hamle yaparak kişisel web sayfası yapma işini kolaylaştıran GeoCities'i 3,57 milyar dolara satın aldı. GeoCities, 1994 yılında Beverly Hills Internet adıyla kuruldu. Blogger, wordpress ve hatta medium gibi sitelerin öncüsüydü. Çünkü 1990'larda web barındırma çok pahalıydı bu nedenle GeoCities'in ücretsiz barındırma alanı; moda, strateji, spor, finans ve seyahat gibi birçok tematik konu odaklı "mahalleler" etrafında inşa edilen binlerce sayfaya ev sahipliği yapıyordu. Ancak mahalleler bloklara ve banliyölere doğru genişledikçe bu hiyerarşinin sınırlayıcı ve daha sonra kafa karıştırıcı olduğu ortaya çıktı. 1999'da Yahoo tarafından satın alınmasının ardından yeni yönetim GeoCities’i daha da karmaşık hâle getirdi. Dot-com balonunun patlamasını bir de kişisel web barındırma hizmetlerinin uygun fiyatlı olması gelişmeleri izledi. İkisi de GeoCities'in uzun vadeli sürdürülebilirliği açısından iyiye işaret değildi. Popülaritesi zamanla azalan GeoCities, satın alınmasından 10 yıl sonra 2009'da Yahoo tarafından kapatıldı.

E-Posta devrimi: Yahoo Mail

Yahoo Mail, kullanıcıların internet üzerinden e-posta gönderip almasını sağlayarak iletişimi dönüştürdü. Ancak Gmail gibi yenilikçi rakiplerin yükselmesi ve daha fazla depolama alanı sunmaları, Yahoo Mail'in popülaritesini zedelese de hâlâ kullanıcılar arasında hatırlanan bir hizmet olarak yerini koruyor. 

İletişim köprüsü: Yahoo Messenger 

Yahoo Messenger, internetin erken dönemlerinde insanların anlık mesajlaşma ve dosya paylaşımı yapmasını sağlayarak iletişimi bir adım ileri taşıdı. Ancak mobil cihazların yükselişi ve daha entegre platformların gelmesiyle Yahoo Messenger'ın popülaritesi azaldı ve nihayetinde 2018'de tamamen kapanarak sona erdi.

Dönüşüm çabaları

2012 yılında Yahoo'nun CEO'su olarak atanan Marissa Mayer, şirketi eski parlak günlerine döndürmeye çalıştı. Arayüzü yenilemek, mobil teknolojilere yatırım yapmak ve içerik üretimine odaklanmak gibi stratejik adımlar attı. Ancak rekabetin artması, hızlı değişen internet trendleri ve stratejik hatalar, bu çabaların beklenen sonuçları vermesini engelledi.

Güvenlik zafiyetleri ve veri ihlali

Yahoo, kullanıcı verilerinin güvenliği konusunda da sıkıntı yaşadı. 2013 ve 2014 yıllarında yaşanan veri ihlalleri, milyonlarca kullanıcının bilgilerinin çalınmasına neden oldu ve şirketin itibarına büyük zarar verdi. Bu olaylar, güvenlik ve gizlilik konularının internet şirketleri için ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösterdi. 

Son perde: Verizon ile birleşme ve sonrası

2017'de Verizon, Yahoo'nun internet iş kolunu satın alarak AOL ile birleştirdi ve Oath Inc. adı altında yeni bir şirket oluşturdu. Ancak Yahoo'nun eski günlerine dönesi mümkün olmadı ve şirket, internet dünyasının hızla değişen dinamiklerine ayak uyduramayarak adım adım kayboldu. 

Yahoo'nun kayboluşu, teknoloji dünyasının nasıl hızla değiştiğinin bir örneği olarak öne çıkıyor. Mobil cihazların yükselişi, sosyal medyanın gelişimi ve daha akıllı algoritmaların kullanılması, kullanıcıların internet deneyimini kökten değiştirdi. Bu dönüşümde ayak uyduramayan Yahoo, zamanla kayboldu. Markanın hikâyesi, iş dünyası ve teknoloji alanında çeşitli dersler sunuyor. İnovasyonu ve değişimi sürekli olarak kucaklamak, güvenlik ve gizlilik konularına özel önem vermek ve rekabetin her an artabileceğini unutmamak diğer şirketler için de önem arz ediyor.

 Anasayfa'ya Dön

YORUM YAZIN

Max. 255 karakter girebilirsiniz

Yorumunuz Alınıyor

Boş Yorum Gönderemezsiniz

YORUMLAR

Hiç Yorum Yok

BENZER HABERLER