Ramazanda Altın Öğün; Sahur!

Nil-Sahin-Gurhan-Ramazan ayında beslenme alışkanlıkları değişir. Bu dönemde uzun süre aç kalmak, ara öğünlerin yapılamaması ve öğün sayısının azalmasına bağlı olarak metabolizma yavaşlar ve kilo kontrolünü sağlamak zorlaşabilir. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nil Şahin Gürhan,  “Oruç tutarken öyle bir beslenme planı uygulanmalı ki hem su kaybı minimum olmalı,  hem metabolizmamız yavaşlamamalı ve sağlığımızı koruyarak Ramazan ayını rahat geçirmek mümkün olmalı” açıklamasını yaptı.   Ramazan ayında günlük beslenme alışkanlıkları ve öğün sayısı değişir. Oysa Ramazan ayında da günlük olarak alınması gereken vitamin, mineral, karbonhidrat, yağ ve protein oranları aynı miktarda olmalıdır. Doğru ve dengeli bir beslenme tarzıyla metabolizmanın yavaşlamasını engellemek, Ramazan ayını sağlıklı ve kilo almadan geçirmek mümkün. Gürhan; “Oruç tutarken sağlıklı ve dengeli beslenmek, rahat oruç tutmamıza yardımcı olurken sağlığımızın oruçtan minimum etkilenmesini de sağlar” açıklamasını yaptı. Sağlıklı oruç için sahura kalkmak şart! En rahat ve sağlıklı orucun sahura kalkarak tutulacağını vurgulayan Nil Şahin Gürhan, “Sahurda amaç; gündüz tok tutacak, enerjik olmanızı sağlayacak, dayanıklılığınızı artıracak şekilde beslenmek olmalıdır” diyor. Bu amaca yönelik en iyi beslenmenin kahvaltı şeklinde olması gerektiğini söyleyen Gürhan, “Sahurda sindirim sistemi problemi yaşamamak ve sabaha kadar rahat uyumak için hafif yememiz gerekiyor. Bu nedenle sahurda hem hafif yiyecekler tüketilmeli hem de gün boyu tok tutacak güçlü bir öğün tüketilmeli” tavsiyesinde bulundu.   Beslenme ve Diyet Uzmanı Nil Şahin Gürhan, Ramazan ayı için sağlıklı beslenme önerilerini açıkladı:
  • Ağır ve çok yağlı kızarmış yiyeceklerden uzak durulmalı, midenizi zorlamaktan kaçınmalısınız.
  • Yemekleri porsiyon kontrolüne dikkat ederek tercih edin. Özellikle tek yönlü beslenmekten kaçınmalısınız.
  • Limon, sirke, nar ekşisi gibi soslar sindirimi kolaylaştırdığı için mutlaka salatalarınıza ekleyin.
  • İftar öğününden 1- 2 saat sonra 3 öğün mahiyetinde taze meyve ile birlikte ceviz, fındık, badem gibi yağlı kuruyemişleri tüketmelisiniz.
  • Kendinizi iyi hissediyorsanız, iftardan sonra hafif tempolu kısa bir yürüyüş yapın. Açık havada orta tempolu bir yürüyüş ile gündüz yavaşlayan metabolizmanızı aktifleştirebilirsiniz.
  • İftar tatlısı dondurma, güllaç, sütlaç, muhallebi gibi sütlü tatlılar olmalı. İftar öğünün hemen üzerine yemelisiniz.
  • İftarda ılık bir çorba içmek, sudan sonra ikinci adım olmalı. Sonrasında ana protein grubu olarak et, tavuk, balık, peynir, yumurtadan biri mutlaka olmalı.
  • İftar ve iftar sonrasında bir anda olmamak kaydıyla yaklaşık 1.5 litre kadar su içmelisiniz.
  • Orucunuzu açarken çorba ile başlamalısınız. Çorba ile yemek arasında zaman koymamalı, yavaş yemeye devam etmelisiniz. Çorba karbonhidrat içeren bir yiyecektir ve tek başına vücudu yapılandırmaya yeterli değildir. Dolayısıyla çorba içip beklemek yanlış olur.
  • Sahurda lif açısından çiğ sebze yemek çok önemlidir. Özellikle mevsim sebzesi çok soğuk olmadan tüketmelisiniz. Göbek, maydanoz, tere, roka, domates ve salatalık iyi bir alternatiftir.
  • Gün içerisinde çok acıkıyor ve zorlanıyorsanız daha uzun süre tok kalmak için yaklaşık 3 yemek kaşığı kadar yulaf ezmesini sahurda yapacağınız omletin içerisine ekleyebilirsiniz. Böylece kan şekerinizin daha uzun süre sabit kalmasını sağlamış olursunuz ve tokluk sürenizi uzatabilirsiniz.
 Anasayfa'ya Dön

YORUM YAZIN

Max. 255 karakter girebilirsiniz

Yorumunuz Alınıyor

Boş Yorum Gönderemezsiniz

YORUMLAR

Hiç Yorum Yok

BENZER HABERLER