İvme kazan, kuralları yık, harekete geç

HAREKETİNİ BAŞLAT TEMASI İLE 11 HAZİRAN’DA  GERÇEKLEŞTİRİLECEK TEDxISTANBUL, TEK BİR İNSANIN SAHİP OLDUĞU POTANSİYELE, İNSANLIĞIN BAŞARABİLECEKLERİNE ODAKLANACAK VE TOPLUMDA ANLAMLI BİR FARK/DEĞİŞİM YARATABİLMENİN YOLLARINI ARAYACAK.

Türkiye’nin en büyük konferanslarından biri olan TEDxIstanbul, yeni teması “Ripple Effect//Hareketini Başlat” ile Volkswagen Ana Sponsorluğunda 11 Haziran’da TED tutkunları ile bir araya gelmeye hazırlanıyor.  TEDxIstanbul bu sene de hem ünlü hem de tanınmayan ancak hikayeleriyle iz bırakan iddialı konuşmacıları ağırlayacak. 2 ayrı oturumda farklı alanlardan konuşmacıların çıkacağı etkinliğe katılan 4.500 kişi ise bu atmosferi yerinde yaşayıp, milyonlar tarafından izlenen konuşmaları canlı olarak izleme şansı yakalayacak. Ayrıca kahve aralarında katılımcılarla network kurma ve konuşmacılarla birebir sohbet etme imkanı da bulacaklar. Biz de The Brand Age olarak, etkinlikte konuşma yapacak isimlerden olan Özge Yılmaz, Ahmet Naç ve İzzet Pinto’ya sorularımızı yönelttik. Bizlerle hem kariyerlerine hem de konferansa dair önemli bilgileri paylaştılar.

KONUŞMALAR 18 DAKİKA İLE SINIRLANDIRILIYOR

TED KONUŞMALARINA YÜKSEK İLGİ SAĞLAMAK İÇİN KONUŞMACILAR YAKLAŞIK 6 AY SÜREN BİR ÇALIŞMAYLA ÖZEL HİKAYE ANLATIMI FORMATINDA SUNUM YAPMAKTADIR. BİR FİKRİN PAYLAŞIMI VE KAVRANMASINDA İNSAN BEYNİ ALGISININ EN OPTİMUM SÜRESİNİN 18 DAKİKA OLMASIYLA PARALEL OLARAK KONUŞMALAR 18 DAKİKA İLE SINIRLIDIR.

Özge Yılmaz

Özge Yılmaz, İstanbul Fen Lisesi, sonrasında Bilkent Endüstri Mühendisliğinde tam burslu okudu. ODTÜ’de MIS üzerine masterını tamamlarken büyük ödül olarak verilen laptop uğruna katıldığı reklam ve pazarlama yarışmasında dereceye girerek, hayalindeki mesleğin reklamcılık olduğuna karar vererek, Y&R İstanbul’da çalışmaya başladı. Türkiye’den iş teklifi alıp Y&R Genel Merkezi New York’a giden ilk ve tek Türk çalışan olan Özge Yılmaz, 2008 yılında İstanbul’a döndü, 2011 yılına kadar Alametifarika’da stratejik planlamadan sorumlu direktör olarak çalıştı. 2012 yılında Doğuş Holding’e ait Doğuş Yeni İnternet’in Kurucu Genel Müdürü olarak şirketi kurup 2 sene boyunca sadece Doğuş Holding’in Türkiye start-up ekosisteminde değer yaratmasına değil, aynı zamanda Türkiye’de internet ekosisteminde bulunan girişimcilere yardımcı olacak projeler yönetti. Görev süresinin tamamlanması sonrası 6 ay kendine yeni başlatmak istediği proje için zaman tanıdı. Bu süreçte Türkiye’nin lider firmalarıyla görüştü, Amerika’da ve Avrupa’da trendleri anlayabilmek için birçok teknoloji ve pazarlama konferansına katıldı. 6 ayın sonunda katıldığı TED konferansında Türkiye’de benzer şekilde fikirlerin yayılmasına imkan veren, ses getirecek etkinlikleri düzenlemeye karar verdi.

TEDxIstanbul 11 Haziran’da Volkswagen Arena’da “HAREKETİNİ BAŞLAT” sloganıyla başlayacak. Konferansta hangi konuşmacılar yer alacak?

Yıllar boyunca TEDxIstanbul olarak insanları aksiyona geçirecek mesajlar seçtik. İvme kazan, kuralları yık, hareket geç... Harekete geçtiğimizde, eleştirmeyi bırakıp artık yapmaya başladığımızda bu hareketlerin etkileri sınırsız oluyor. Aksiyonlarımızın toplum üzerinde nasıl etkileri var? Dünya üzerinde? Ya kendinden sonra sayısız etkileşim yaratan aksiyonlar. Hareketini Başlat teması ile tek bir insanın sahip olduğu potansiyele, insanoğlunun başarabileceklerine odaklanacağız ve toplumda anlamlı bir fark/değişim yaratabilmenin yollarını arayacağız. Sanatçılar, bilim adamları, düşünürler ve “yapanlar” ise bu yolculukta bize rehberlik edecekler. CERN’den Araştırmacı Gökhan Ünel, Avukat Feyza Altun, Türk dizi ve formatlarını dünyaya yayan İzzet Pinto, önceki etkinliğimizde de yer alan Yeni Nesil Öğretmen Ahmet Naç, çaputtan bir marka yaratan Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Yasin Sert ise bu senenin kürasyonundan bazı isimler.

Konuşmacıların süresi neden 18 dakika ile sınırlandırılıyor?

TED konferansları bilim ve kültür alanlarında giderek daha geniş bir yelpazede konu başlıklarını ele almakta. TED konuşmalarına yüksek ilgi sağlamak için konuşmacılar yaklaşık 6 ay süren bir çalışmayla özel hikaye anlatımı formatında sunum yapmaktadır. Bir fikrin paylaşımı ve kavranmasında insan beyni algısının en optimum süresinin 18 dakika olmasıyla paralel olarak konuşmalar 18 dakika ile sınırlıdır.

EMİN ÇAPA’NIN VİDEOSU REKORA İMZA ATTI

Bugüne kadar konferanslara katılan konuşmacılar arasında en ses getiren ve videosu en çok izlenen konuşmacılar kimler?

En çok izlenen TED videoları arasında Ken Robinson’ın “Okullar yaratıcılığı öldürüyor mu?”; Amy Cuddy’nin “Vücut diliniz kim olduğunuzu gösterir”; Simon Sinek’in Mükemmel liderler bir harekete nasıl ilham verirler” ; Brene Brown’un “Kırılganlığın gücü”, Jill Bolte Taylor’ın “Jill Bolte Taylor’a inen müthiş içgörü darbesi”; Pranav Mistry’nin” Altıncı His teknolojisinin heyecan verici potansiyeli”; Mary Roach’ın “Orgazm hakkında bilmediğiniz 10 şey”; Tony Robbins’in “Neyi neden yapıyoruz?”; Dan Pink’in “Motivasyon Bulmacası” en çok izlenen 10 video arasında yer alıyor. TEDxIstanbul videoları arasında ise Emin Çapa’nın “Türk Hamamlarında Suyun Kaldırma Kuvveti Neden Yok?” videosu sosyal medyada 10 milyon izlenme rakamıyla rekora imza attı. Ahmet Naç’ın “Sen Atatürk’sün, Senin Elin Kanar mı?”, Mehmet Aksel’in “Olmazları Birleştirmek”, Prof. Dr. Talat Kırış’ın “Hayatınızın Kararı”, Prof. Dr. Haluk Gürgen’in “İletişiminiz Kadarsınız” videoları da izlenme rakamları açısından ilk sıraları çeken videolar.

ahmet naç 2

POTANSİYELİNİZ VARSA SEYİRCİ BUNU ORTAYA ÇIKARTIR

BİRÇOK YERDE KONUŞMA YAPTIM ANCAK TEDxISTANBUL’da FARKLI OLAN BİR ŞEY VAR. O DA SEYİRCİ. O SAHNEYE ÇIKTIĞIM ANDA ANLADIM BUNU. SAMİMİYET ONLARDAN KONUŞMACIYA GEÇEN BİR ŞEY.

10 yıllık İlkokul öğretmeni Ahmet Naç, öğretmenliğinin ilk 5 yılını güneydoğuda geçirmiş, ardından İstanbul’da görev yapmaya başlamış. Öğretmenlik mesleğini kararsızlık sonucu seçtiğini belirten Ahmet Naç, “Hayalimde birçok meslek vardı. Kendimi gördüğüm, var olmak istediğim birçok platform oldu. Tüm meslekleri aynı anda yapabileceğim ve yaptırabileceğim tek meslek ise ilkokul öğretmenliğiydi. Şimdi o çocuklarla yönetmen oluyorum, senaryo yazıyorum, tasarım yapıyorum, bazen müzisyenim bazen ise bir sanatçı ve bir yazar. Onların hayalleri ve benim hayallerim aynı anda gerçekleşiyor” diyor.

Bir önceki TEDxIstanbul etkinliğinden sonra fenomen oldunuz ve Sabancı Fark Yaratanlar projesine de seçildiniz. Ayrıca en çok izlenen TEDxIstanbul videolarından birine imza attınız. Anlatımınızda sizi farklı kılan ve katılımcıları çeken özellikler nelerdir?

Sanırım samimiyet. Ancak bu kelimenin içini doldurmak gerekir. Ben samimiydim başkaları değil anlamına gelmiyor. Bunun cevabı tam olarak TEDxIstanbul’da. Orası bambaşka bir deneyim. Birçok yerde konuşma yaptım ancak TEDxIstanbul’da farklı olan bir şey var. O da seyirci. O sahneye çıktığım anda anladım bunu. Samimiyet onlardan konuşmacıya geçen bir şey. 4000 kişi sizi tüm konsantresi ve açık algılarıyla dinliyor. Bunu hemen hissediyorsunuz. Bu dinleme kültürü ve samimiyet anında etki etti bana, sahneye çıkar çıkmaz. Birisinin konuşması bitmeden ayağa kalkan biri bile olmuyor. En ufak bir fısıltı bile gelmiyor. Hiçbir önyargı taşımıyorlar ve seviye her anlamda çok yüksek. Ben anlatmayacağım şeyleri anlattım orada. Onlar beni buna itti. Her vurgumun, tonlamamın anında reaksiyonunu aldım seyirciden. Bunu başka hiçbir yerde görmedim. Eğer ki bir konuşmacı olarak potansiyeliniz varsa TEDxIstanbul seyircisi bunu ortaya çıkartır. Ben de tam olarak bu oldu.

AKSİYON GÖRECEKSİNİZ BENDEN BU SEFER

Bu seneki TEDxIstanbul’da katılımcılara neler anlatacağınıza dair bilgi verebilir misiniz?

11 Haziran’daki temayı çok sevdim. Tam olarak hareketi başlatmak için oradayım bu sefer. Bir fırça darbesiyle ülkemizde birçok şeyin değişmesini sağlayıp bir hareket başlattığımı düşünebilirsiniz. Yaptığım konuşma birçok kişide etki bırakıp bir şeyler yapmalarını sağlamış olabilir ancak ben hala yeterli bulmuyorum, daha fazlasını yapabiliriz. Aksiyon göreceksiniz benden bu sefer.  Hadi harekete geçelim demek bu tema için yetersiz kalır ve haksızlık olur. İlham almak ve ilham vermenin çok ötesinde şeyler olmalı 11 Haziran’da. Ben de bir kişinin dünyayı etkileyebileceğine inanıyorum. Kuralları yıkmak, ezberi bozmak, hızlanmak bu etkinin olmazsa olmazları. O zaman bir insanın potansiyeline inanıp o gün kuralları yıkmak, ezberi bozmak ve hareketi başlatmak istiyorum.  Önceki konuşmamda 1.sınıf öğrencileriydi seyirciler. Ben de onların öğretmenleriydim. Şimdi 2.sınıfa geçeceğiz ve konuşmayı bir kenara bırakıp sınırları kaldırıp, imkansızı bir kenara bırakıp insanlığın neler yapabileceğini deneyimleyeceğiz. Çok iddialı olmak gerek bu tema için. Bakalım sadece 18 dakikada bunu başarabilecek miyim? Sürprizlere hazırlıklı olsunlar.

İş dışında zamanınızı nasıl değerlendirirsiniz?

Bunun ayrımını yapamam. İş yaşamı ve özel hayat ayrımı kesin olarak bende yok. İşim benim hayatım. İşimle evli olduğumu söylersem yanlış olmaz. Tüm mutluluklarım, heyecanım, üzüntüm, hayallerim o sınıfın içinde. Oradan yaşamımın her anına yansıyor.

izzetpinto

TÜRK DİZİLERİ ‘MADE IN TURKEY’ ETİKETİNİ GÜÇLENDİRİYOR

BİRÇOK KİŞİ SEVDİĞİ İŞİ YAPMIYOR, ÇALIŞTIĞI ŞİRKETTEN MEMNUN DEĞİL. HAYALLERİNİN PEŞİNDEN GİTMELERİ İÇİN ONLARI DESTEKLEYİCİ BİR KONUŞMA YAPACAĞIM.

Televizyon Gurusu İzzet Pinto, 1978 İstanbul doğumlu. Lise 2’ye kadar İstanbul Bilgi Lisesi’nde, lise sonu ise Houston Stratford High School’da okudu. San Fransisco University’e kayıt olmasına rağmen son anda vazgeçip ticaret hayatına atıldı. 3 yıl farklı firmalarda çalıştıktan sonra, 20 yaşında Tayland’a yerleşen Pinto, 5 sene boyunca Bangkok’ta yaşarken tekstil ve ayakkabı işleriyle uğraştı. 2004’te Türkiye’ye geri döndükten sonra farklı iş kolları denedi. Bunlardan birisi Türk yazarlarını yurt dışına açmaktı. Bu meslekte edindiği deneyim sayesinde 2006’da Global Agency’yi kurarak yurt dışına televizyon formatı, sinema filmi ve Türk dizilerini ihraç etmeye başladı.

TEDxIstanbul’da katılımcılara neler anlatacaksınız?

TED konuşmamda daha çok girişimcilik üzerinde duracağım. Yaşadığım farklı hikayeleri paylaşarak katılımcılara ilham vermeyi hedefliyorum. Birçok kişi sevdiği işi yapmıyor, çalıştığı şirketten memnun değil. Hayallerinin peşinden gitmeleri için onları destekleyeci bir konuşma yapacağım.

Türk dizilerini ve farklı formatları dünyaya pazarlıyorsunuz. Kariyerinizin hangi noktasında bu işi yapmaya karar verdiniz? Bu kararı almanızdaki ana sebep neydi?

Yurt dışına televizyon formatı satma fikrini, bu sektörde çalışan kuzenim verdi. Dizileri pazarlama fikrini ise format alan bir müşterimiz verdi. Şirketi ilk kurduğumda bu noktalara geleceğimizi tahmin etmiyordum. Şansımı denemek üzere atılımda bulunduğum bu iş fikri, bugün 92 ülkeye ihracat yapan uluslararası bir şirket haline dönüşmemizi sağladı.

Şirketimize büyük ivme kazandıran dizi Muhteşem Yüzyıl oldu.

Yurt dışına ilk hangi Türk dizisini pazarladınız ve bu diziyi sırasıyla hangi diziler izledi?

Yurt dışına satış yaptığımız ilk dizi 1001 Gece’ydi. Neredeyse her ülkede Türk dizilerine kapıyı açan dizi haline geldi. Sonrasında Aşk ve Ceza dizisi sayesinde birçok ülkeye satış yaptık. Şirketimize büyük ivme kazandıran dizi ise Muhteşem Yüzyıl oldu. Son zamanlarda temsil ettiğimiz dizilerin bazıları: Paramparça, Kaderimin yazıldığı gün, Göç zamanı, Asla Vazgeçmem, Kiralık Aşk ve Muhteşem Yüzyıl Kösem.

Türk dizilerini kaç ülkeye satıyorsunuz? Yakın zamanda dizilerin satışını gerçekleştireceğiniz yeni ülkeler olacak mı?

Şu anda yaklaşık 80 ülkeye dizi, 85 ülkeye de format ihraç ediyoruz. Batı Avrupa’ya henüz dizilerimizle giriş yapamadık ama ciddi anlamda format ihracatımız var. Afrika pazarı yükselişe geçmeye başladı. Önümüzdeki aylarda hedefimiz Batı Avrupa ve Asya’da yeni pazarlara girmek.

Peki, en çok hangi ülkelerde Türk dizilerine ilgi gösteriliyor?

Ortadoğu, Güney Amerika ve Balkanlar hala en çok dizi alan bölgeler. Formatlarda ise Avrupa ve Asya güçlü pazarlarımız.

Türkiye’nin dizi sektörünün en büyük rakipleri Hollywood ve Bollywood… Bu ikisine kıyasla Türk dizi sektörü nerede yer alıyor?

İhracat yaptığımız ülkelerde Türk dizileri Amerikan dizilerinden bile daha fazla ilgi görüyor. Bollywood, Kore ve Latin Amerika dizileriyle pek fazla rekabet halinde değiliz. Bu diziler gündüz ve öğle kuşaklarında yayınlanıyor. Bizim dizilerimiz ise prime time’da yayınlanıyor.

Türk dizilerinin dünya televizyonlarında yayınlanıyor olması ülkemizin tanıtımına da büyük katkı sağlıyor.  Bu kapsamda Türk dizilerinin ekonomiye katkısı konusunda neler söyleyebilirsiniz?

Dizilerimiz Türkiye’nin yumuşak gücü. Birçok ülkede politikanın bile başaramadığını Türk dizileri başarıyor. Türk dizileri yayınlandıktan sonra bazı ülkelerden gelen turist sayılarında %350’ye varan artış olduğu gözlemlendi. Dizilerin en büyük katkısı ‘Made in Turkey’ etiketine oldu. Artık Türkiye menşeli ürünler çok daha değerli konumdalar.

 Anasayfa'ya Dön

YORUM YAZIN

Max. 255 karakter girebilirsiniz

Yorumunuz Alınıyor

Boş Yorum Gönderemezsiniz

YORUMLAR

Hiç Yorum Yok

BENZER HABERLER